escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

15 Bin Liralık pompayı vatandaş alacaksa İSU neden bakım parası alıyor?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSU Genel Müdürlüğü’nün bir haftadır açamadığı logar, sonunda apartman sakinlerinin kendi imkânlarıyla satın aldığı pompa sayesinde açıldı.

Yer: Gebze, Güzeller Mahallesi 902/2 Sokak No:8. Mehmet Bey Apartmanı.
Sebep: İbrahimağa Caddesi üzerindeki tıkalı logar.
Sonuç: Kanalizasyon suyu zemin katı ve asansörü bastı.

İddialara göre caddedeki logar tıkandığı için lağım suyu -3. kata kadar indi. Bİnanın bodrumunu, asansör katını ve asansörü kanalizasyon suyu bastı. Yaklaşık 10 metre derinlikten su çekilmesi gerektiği belirtildi. Apartman sakinleri, durumu defalarca İSU’ya bildirdiklerini ancak ekiplerin “yeterli kapasitede pompa yok” yanıtı verdiğini öne sürüyor.

Bir düşünelim…

Temiz su faturası ayrı, atık su bedeli ayrı, bakım ücreti ayrı tahsil edilirken; iş hizmete geldiğinde “pompa yok” denilmesi nasıl izah edilir? Vatandaş bir hafta boyunca kötü kokuya, hijyen sorununa ve sağlık riskine maruz kalıyor. Çocuklu aileler, engelli bireyler aynı binada yaşıyor. Asansör lağım suyuyla dolmuş. Zemin kat kullanılamaz hale gelmiş. Binayı "bok" götürmüş! 

Bu tablo karşısında kamu hizmetinin refleksi ne olmalı? Çözüm üretmek mi? Yoksa “imkân yok” demek mi? İSU caddedeki logar tıkandığı için pis suyu aparmanın içinden tahliye edeceğine, "Bizim sorumluluğumuz apartman girişine kadar" deyip işin içinden sıyrılmış. İyi de sorun senin sorumluluk alanı olan caddedeki logarın tıkanmasından kaynaklanıyorsa vatandaşın suçu ne? Sonunda apartman sakinleri kendi aralarında para topluyor. Yaklaşık 15 bin liralık bir pompa satın alıyorlar. Pis suyu kendileri tahliye ediyorlar. Yani belediyenin yapması gereken işi vatandaş yapıyor.

Burada mesele yalnızca bir logar meselesi değil. Mesele, kamu hizmetinin önceliği meselesidir. Altyapı, yerel yönetimlerin en temel sorumluluğudur. Yol, su, kanalizasyon… Bunlar belediyeciliğin çekirdeğidir. Eğer bir şehirde kanalizasyon taşar ve bir hafta müdahale edilemezse, orada ciddi bir organizasyon sorunu var demektir.

Elbette kurumların teknik zorlukları olabilir. Ekipman yetersizliği yaşanabilir. Ancak böylesi acil ve sağlık riski barındıran bir durumda alternatif çözüm üretmek, takviye ekip çağırmak, kiralama yoluna gitmek gibi seçenekler devreye alınamaz mıydı?

Vatandaşın sorusu basit: “Onca bakım bedeli toplanırken, 15 bin liralık bir pompa neden yok?” Bu iddialar karşısında İSU’nun da kamuoyuna net bir açıklama yapması gerekir. Olayın teknik boyutu nedir? Müdahale neden gecikmiştir? Gerçekten ekipman yetersizliği mi vardır? Yoksa koordinasyon eksikliği mi?

Çünkü suskunluk, güveni aşındırır.

Unutulmamalıdır ki; belediyecilik yalnızca asfalt dökmek, açılış yapmak, tören düzenlemek değildir. Kriz anında vatandaşın kapısına ilk ulaşan olmak, sorun büyümeden çözmek ve “biz buradayız” hissini vermektir. Gebze’de bir apartman, bir haftalık bekleyişin ardından kendi pompasını alarak kendi sorununu çözdü. Bu olay, yerel yönetim anlayışına dair küçük ama çarpıcı bir aynadır.

Sorulması gereken soru şudur:
Vatandaş kendi pompasını almak zorunda kalıyorsa, kamu hizmeti nerede başlıyor, nerede bitiyor?

Bu yazı 167 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum